Perdecinin İngilizcesi Nedir? “Draper” Demek Ne Kadar Doğru?
Perdecinin İngilizcesi Nedir? İlk Bakışta Basit Görünen Bir Çeviri Meselesi
Bu kelimeyi ilk kez İngilizceye çevirmeye çalıştığımda benim de aklıma doğrudan “curtain” kelimesinden hareketle bir karşılık bulmak geldi. Türkçede “perdeci” dediğimizde aslında ne yaptığını herkes biliyor: perde satan, ölçü alan, bazen perde diken, montaj yapan ve müşteriye uygun perde seçimi konusunda yardımcı olan kişi ya da işletme. Fakat İngilizcede aynı işi tek bir kelimeyle karşılamak her zaman mümkün değil.
Bence bu konu, yabancı dil öğrenirken sık karşılaştığımız önemli bir problemi gösteriyor: Sözlükte bir kelimenin karşılığını bulmak başka, o kelimeyi gerçek hayatta doğru bağlamda kullanmak başka.
Sözlük kaynaklarına bakıldığında “perdeci” için curtain seller, curtain maker ve bazı bağlamlarda draper gibi karşılıklar görülebiliyor. Tureng de “perdeci” için bu üç karşılığı listeliyor. Ancak burada kritik nokta, bu seçeneklerin birbirinin tam eş anlamlısı olmaması.
Dolayısıyla “Perdecinin İngilizcesi nedir?” sorusuna sadece tek bir kelime söyleyip geçmek, bana göre eksik bir cevap olur.
“Perdeci” İçin En Açık Karşılık: Curtain Seller ve Curtain Maker
Eğer amacımız bir Türkçe kelimeyi İngilizce konuşan birine mümkün olduğunca açık biçimde anlatmaksa, curtain seller oldukça anlaşılır bir seçenektir. Kelime kelime düşündüğümüzde “perde satan kişi” anlamına gelir.
Örneğin:
“I bought these curtains from a local curtain seller.”
Burada anlatılmak istenen, yerel bir perde satıcısından perde satın alındığıdır.
Fakat “perdeci” yalnızca satış yapmıyorsa durum değişir. Kişi aynı zamanda perde dikiyor veya özel ölçüye göre perde hazırlıyorsa curtain maker daha uygun olabilir.
Örneğin:
“We are looking for a curtain maker to make custom curtains for our living room.”
Bu cümlede artık sıradan bir mağaza çalışanından değil, özel perde hazırlayan bir kişiden söz ediyoruz.
Bence Türkçeden İngilizceye çeviride en sık yapılan hata burada ortaya çıkıyor. “Perdeci” kelimesinin Türkiye'deki kullanım alanı geniş olduğu için İngilizcede de aynı genişliği tek bir kelimeyle korumaya çalışmak bazen doğal olmayan sonuçlar doğuruyor.
Bir kişi perde satıyor mu?
Perde dikiyor mu?
Özel ölçü alıyor mu?
Montaj da yapıyor mu?
Bir mağaza mı işletiyor?
Yoksa dekorasyon danışmanlığı da mı veriyor?
Çeviri bunlara göre değişebilir.
Peki “Draper” Gerçekten Perdeci mi?
İşin en tartışmalı kısmı bence draper kelimesi.
Oxford Advanced Learner’s Dictionary, “draper” kelimesini özellikle Britanya İngilizcesinde eski moda bir kullanım olarak veriyor ve kumaş, perde vb. satan bir dükkân sahibi veya yöneticisini ifade ettiğini belirtiyor. Aynı kaynak “draper’s” ifadesini kumaş ve perde satan dükkân anlamında da veriyor.
Cambridge de “draper” kelimesini Birleşik Krallık'ta eski moda bir kelime olarak tanımlıyor ve geçmişte kumaş, perde vb. satan mağazanın sahibini ifade ettiğini söylüyor.
Burada önemli bir ayrıntı var: Draper modern İngilizcede her durumda doğrudan “perdeci” demek değildir.
Hatta Cambridge'in İngilizce-Türkçe sözlüğünde “draper” daha genel biçimde kumaş ve benzeri ürünler satan kişi olarak karşılanıyor. Collins de kelimeyi kumaş satan dükkân sahibi veya kumaş ve dikiş malzemeleri satan kişi anlamında açıklıyor.
Dolayısıyla “perdeci = draper” şeklinde mekanik bir eşleştirme yapmak yerine, draper kelimesinin tarihsel ve özellikle Britanya İngilizcesindeki kullanımını hesaba katmak gerekiyor.
Ben günlük bir konuşmada perde satan modern bir mağazayı tarif edeceksem yalnızca “draper” demeyi tercih etmem. Çünkü karşımdaki kişinin kelimeyi eski moda veya daha geniş bir tekstil ticareti bağlamında algılama ihtimali var.
Amerikan İngilizcesinde Neden “Curtain” Daha Güvenli Olabilir?
İngilizce öğrenenlerin bir başka dikkat etmesi gereken nokta da Amerikan ve Britanya İngilizcesi arasındaki kullanım farklılıkları.
“Curtain” genel anlamda perde için kullanılan temel kelimelerden biri. Özellikle sıradan bir evdeki perdeyi anlatırken curtain oldukça doğrudan ve anlaşılır.
Amerikan İngilizcesinde drape ve çoğulu drapes de kullanılıyor. Cambridge, “drapes” kelimesini özellikle kalın kumaştan yapılmış ağır perdeler için tanımlıyor ve bunun Amerikan İngilizcesinde kullanılan bir ifade olduğunu belirtiyor.
Buradan “draper” ile “drapes” arasında doğrudan aynı anlam ilişkisi kurmak ise yanıltıcı olabilir.
Drape/drapes = perde türü veya perdeyi ifade edebilir.
Draper = kumaş/perde gibi ürünleri satan kişi, tarihsel ve Britanya İngilizcesi ağırlıklı bir kullanım.
Bu ayrım küçük görünüyor ama yabancı dilde doğal konuşmak açısından oldukça önemli.
“Curtain Shop” Neden Bazen Daha Doğru?
Türkçedeki “perdeci” bazen kişiyi değil, işletmeyi anlatır.
Örneğin:
“Mahallede yeni bir perdeci açılmış.”
Buradaki “perdeci” bir insan olmak zorunda değil. Bir dükkânı, işletmeyi veya mağazayı anlatıyor olabilir.
Bu durumda curtain shop daha doğal bir seçenek olabilir.
Örneğin:
“There is a new curtain shop near my house.”
Bu cümle “Evimim yakınında yeni bir perdeci açıldı” fikrini oldukça açık şekilde verir.
Benzer şekilde işletmenin hizmet kapsamı daha genişse curtain store veya window treatment store gibi ifadeler de bağlama göre kullanılabilir. Özellikle İngilizcede “window treatment” yalnızca klasik kumaş perdeyi değil, jaluziler, storlar ve çeşitli pencere kaplama çözümlerini de kapsayan daha geniş bir alanı anlatabilir.
Burada da Türkçedeki “perdeci” kelimesinin İngilizcede neden tek bir kelimeyle karşılanmasının zor olduğunu görüyoruz.
“Window Dresser” Demek Doğru mu?
İnternette bazen “perdeci” için window dresser karşılığına da rastlanabiliyor. Fakat bu konuda özellikle dikkatli olmak gerekiyor.
Çünkü İngilizcede “window dresser” genellikle mağaza vitrinlerini düzenleyen, tasarlayan veya vitrin teşhirleri hazırlayan kişiyi ifade ediyor. Collins sözlüğü de kelimeyi mağaza vitrini tasarlayan ve düzenleyen kişi olarak tanımlıyor.
Dolayısıyla Türkçedeki “perdeci”yi “window dresser” olarak çevirmek çoğu günlük durumda yanlış anlaşılmaya müsait.
Bir müşteri perde satın almak istiyorsa ve siz “I need a window dresser” derseniz, karşı tarafın aklına perde satan bir mağaza değil, vitrin düzenleme işi yapan bir profesyonel gelmesi çok daha olasıdır.
Perdecinin İngilizcesi Nedir? İlk Bakışta Basit Görünen Bir Çeviri Meselesi
Bu kelimeyi ilk kez İngilizceye çevirmeye çalıştığımda benim de aklıma doğrudan “curtain” kelimesinden hareketle bir karşılık bulmak geldi. Türkçede “perdeci” dediğimizde aslında ne yaptığını herkes biliyor: perde satan, ölçü alan, bazen perde diken, montaj yapan ve müşteriye uygun perde seçimi konusunda yardımcı olan kişi ya da işletme. Fakat İngilizcede aynı işi tek bir kelimeyle karşılamak her zaman mümkün değil.
Bence bu konu, yabancı dil öğrenirken sık karşılaştığımız önemli bir problemi gösteriyor: Sözlükte bir kelimenin karşılığını bulmak başka, o kelimeyi gerçek hayatta doğru bağlamda kullanmak başka.
Sözlük kaynaklarına bakıldığında “perdeci” için curtain seller, curtain maker ve bazı bağlamlarda draper gibi karşılıklar görülebiliyor. Tureng de “perdeci” için bu üç karşılığı listeliyor. Ancak burada kritik nokta, bu seçeneklerin birbirinin tam eş anlamlısı olmaması.
Dolayısıyla “Perdecinin İngilizcesi nedir?” sorusuna sadece tek bir kelime söyleyip geçmek, bana göre eksik bir cevap olur.
“Perdeci” İçin En Açık Karşılık: Curtain Seller ve Curtain Maker
Eğer amacımız bir Türkçe kelimeyi İngilizce konuşan birine mümkün olduğunca açık biçimde anlatmaksa, curtain seller oldukça anlaşılır bir seçenektir. Kelime kelime düşündüğümüzde “perde satan kişi” anlamına gelir.
Örneğin:
“I bought these curtains from a local curtain seller.”
Burada anlatılmak istenen, yerel bir perde satıcısından perde satın alındığıdır.
Fakat “perdeci” yalnızca satış yapmıyorsa durum değişir. Kişi aynı zamanda perde dikiyor veya özel ölçüye göre perde hazırlıyorsa curtain maker daha uygun olabilir.
Örneğin:
“We are looking for a curtain maker to make custom curtains for our living room.”
Bu cümlede artık sıradan bir mağaza çalışanından değil, özel perde hazırlayan bir kişiden söz ediyoruz.
Bence Türkçeden İngilizceye çeviride en sık yapılan hata burada ortaya çıkıyor. “Perdeci” kelimesinin Türkiye'deki kullanım alanı geniş olduğu için İngilizcede de aynı genişliği tek bir kelimeyle korumaya çalışmak bazen doğal olmayan sonuçlar doğuruyor.
Bir kişi perde satıyor mu?
Perde dikiyor mu?
Özel ölçü alıyor mu?
Montaj da yapıyor mu?
Bir mağaza mı işletiyor?
Yoksa dekorasyon danışmanlığı da mı veriyor?
Çeviri bunlara göre değişebilir.
Peki “Draper” Gerçekten Perdeci mi?
İşin en tartışmalı kısmı bence draper kelimesi.
Oxford Advanced Learner’s Dictionary, “draper” kelimesini özellikle Britanya İngilizcesinde eski moda bir kullanım olarak veriyor ve kumaş, perde vb. satan bir dükkân sahibi veya yöneticisini ifade ettiğini belirtiyor. Aynı kaynak “draper’s” ifadesini kumaş ve perde satan dükkân anlamında da veriyor.
Cambridge de “draper” kelimesini Birleşik Krallık'ta eski moda bir kelime olarak tanımlıyor ve geçmişte kumaş, perde vb. satan mağazanın sahibini ifade ettiğini söylüyor.
Burada önemli bir ayrıntı var: Draper modern İngilizcede her durumda doğrudan “perdeci” demek değildir.
Hatta Cambridge'in İngilizce-Türkçe sözlüğünde “draper” daha genel biçimde kumaş ve benzeri ürünler satan kişi olarak karşılanıyor. Collins de kelimeyi kumaş satan dükkân sahibi veya kumaş ve dikiş malzemeleri satan kişi anlamında açıklıyor.
Dolayısıyla “perdeci = draper” şeklinde mekanik bir eşleştirme yapmak yerine, draper kelimesinin tarihsel ve özellikle Britanya İngilizcesindeki kullanımını hesaba katmak gerekiyor.
Ben günlük bir konuşmada perde satan modern bir mağazayı tarif edeceksem yalnızca “draper” demeyi tercih etmem. Çünkü karşımdaki kişinin kelimeyi eski moda veya daha geniş bir tekstil ticareti bağlamında algılama ihtimali var.
Amerikan İngilizcesinde Neden “Curtain” Daha Güvenli Olabilir?
İngilizce öğrenenlerin bir başka dikkat etmesi gereken nokta da Amerikan ve Britanya İngilizcesi arasındaki kullanım farklılıkları.
“Curtain” genel anlamda perde için kullanılan temel kelimelerden biri. Özellikle sıradan bir evdeki perdeyi anlatırken curtain oldukça doğrudan ve anlaşılır.
Amerikan İngilizcesinde drape ve çoğulu drapes de kullanılıyor. Cambridge, “drapes” kelimesini özellikle kalın kumaştan yapılmış ağır perdeler için tanımlıyor ve bunun Amerikan İngilizcesinde kullanılan bir ifade olduğunu belirtiyor.
Buradan “draper” ile “drapes” arasında doğrudan aynı anlam ilişkisi kurmak ise yanıltıcı olabilir.
Drape/drapes = perde türü veya perdeyi ifade edebilir.
Draper = kumaş/perde gibi ürünleri satan kişi, tarihsel ve Britanya İngilizcesi ağırlıklı bir kullanım.
Bu ayrım küçük görünüyor ama yabancı dilde doğal konuşmak açısından oldukça önemli.
“Curtain Shop” Neden Bazen Daha Doğru?
Türkçedeki “perdeci” bazen kişiyi değil, işletmeyi anlatır.
Örneğin:
“Mahallede yeni bir perdeci açılmış.”
Buradaki “perdeci” bir insan olmak zorunda değil. Bir dükkânı, işletmeyi veya mağazayı anlatıyor olabilir.
Bu durumda curtain shop daha doğal bir seçenek olabilir.
Örneğin:
“There is a new curtain shop near my house.”
Bu cümle “Evimim yakınında yeni bir perdeci açıldı” fikrini oldukça açık şekilde verir.
Benzer şekilde işletmenin hizmet kapsamı daha genişse curtain store veya window treatment store gibi ifadeler de bağlama göre kullanılabilir. Özellikle İngilizcede “window treatment” yalnızca klasik kumaş perdeyi değil, jaluziler, storlar ve çeşitli pencere kaplama çözümlerini de kapsayan daha geniş bir alanı anlatabilir.
Burada da Türkçedeki “perdeci” kelimesinin İngilizcede neden tek bir kelimeyle karşılanmasının zor olduğunu görüyoruz.
“Window Dresser” Demek Doğru mu?
İnternette bazen “perdeci” için window dresser karşılığına da rastlanabiliyor. Fakat bu konuda özellikle dikkatli olmak gerekiyor.
Çünkü İngilizcede “window dresser” genellikle mağaza vitrinlerini düzenleyen, tasarlayan veya vitrin teşhirleri hazırlayan kişiyi ifade ediyor. Collins sözlüğü de kelimeyi mağaza vitrini tasarlayan ve düzenleyen kişi olarak tanımlıyor.
Dolayısıyla Türkçedeki “perdeci”yi “window dresser” olarak çevirmek çoğu günlük durumda yanlış anlaşılmaya müsait.
Bir müşteri perde satın almak istiyorsa ve siz “I need a window dresser” derseniz, karşı tarafın aklına perde satan bir mağaza değil, vitrin düzenleme işi yapan bir profesyonel gelmesi çok daha olasıdır.